İçeriğe geç

Telefon yorgunluk yapar mı ?

Telefon Yorgunluk Yapar Mı? Hadi Biraz Düşünelim!

İzmir’de yaşayan, 25 yaşında, arkadaş ortamında sürekli espri yapan ama içten içe her şeyi fazla düşünen bir genç olarak, bugün yine bir “felsefi” soruyla geldim: Telefon yorgunluk yapar mı? Hani şu telefonlar var ya, başımızda her an dönen, gözlerimizi benden alıp ekranlara kilitleyen o dijital canavarlar. Evet, bildiğiniz o ekran, sabah uyanınca elimizden düşmeyen, akşam yatarken bir kez daha bakmamız gerektiğine inandığımız telefon. Yorgunluk yapar mı? Ha, işte bu soruyu kafama takıp yazmaya başladım. O yüzden bu yazı biraz mizahi, biraz da içsel bir yolculuk olacak. Takip edin, bakalım hangi komik, ama bir o kadar da düşündüren yerlerde bulacağız kendimizi.

Sabah 7:30: Uyanma Anı ve Telefon Sendromu

“Şu an sabah 7:30. Gözlerimi zorla açıyorum. Bir yandan da telefonumu alıp ‘bu sefer bıkkınlık hissetmiyorum’ diye bir yemin ediyorum. Ama tabii ki de ediyorum.” İşte sabahları telefonla ilişkimizin özeti bu. Öncelikle saat 7:30, telefonun ışığına henüz alışamadığım bir saat. O yüzden ekranı açmak, her zaman bana bir “telefon yorgunluğu” hissettirmiyor değil. Ne de olsa gece boyu 7-8 saat telefon yok, beyin biraz dinleniyor, ama uyanınca o enerji düşüşünü telefonla düzelmeye çalışıyorum.

“Bugün ne var ki?” diye ekranı açarım. Bir bakarım, tüm uygulamalar sırayla beni bekliyor. Mesajlar, mailler, sosyal medya uyarıları… Hiçbirine bakmadan, “Bunları sonra yaparım” deyip biraz daha uyurum diyorum. Ama bir şekilde bir mesajı açar, sonrasında bir “hızlıca bakayım” hissiyatına kapılırım ve… bir bakmışım saat 9 olmuş. Telefonla geçirilen o “5 dakika” arası, aslında bir hayatın 2 saatine bedel!

Gün Boyu Telefonun Yorgunluğu: “Acaba Ne Gördüm?”

Telefonla geçirilen bu zamanın etkisi sadece sabahla sınırlı değil. Gün boyunca da peşinden koşuyorum. Sanki telefon, zamanın benden daha hızlı aktığını hissediyor gibi… “Ya bu akşam başka bir yere gideceğiz, neyi unutmuşum? Hangi mekanda varmış? Ne zaman bitti bu konser?” Hah, işte bunlar da telefonun bana hissettirdiği başka bir yorgunluk hali. Artık hangi uygulamaya tıklasam, önce bir şeyleri unutmam gerektiği düşüncesi beni sarıyor. Hani derler ya, “Telefon senden daha hızlı yaşıyor”, kesinlikle doğru. Ve bir şekilde 1000 tane bildirim arasında kayboluyorum.

Bir gün, bir arkadaşım telefonumu inceledi ve dedi ki: “Yahu senin telefonun resmen seni zor durumda bırakıyor.” Evet, telefonun benden daha çok düşünmesi, bazen kafama takılmasına yol açabiliyor. Öyle ki, bir an durup düşünürken, telefonum “Sen zaten beni her gün kullanıyorsun, ne bekliyorsun ki?” diye fısıldıyor gibime geliyor.

Akşam Saatleri: Telefonla Uyumaya Başlamak

Akşamları bir bakıyorum, saat 10 olmuş. Yorgunum, ama telefon da yorgun. Yani o kadar yoğun ki, ona baktıkça bir garip oluyorum. Sanki o da bana “Biraz ara ver, sana zarar veriyorum!” demek istiyor gibi. Telefonla geçirdiğim zaman da bir tür bağımlılığa dönüşüyor. Bir türlü dinlenmeye geçemiyorum çünkü, 20 dakika önce uykudan önce bakmam gereken mail gelmiş. Bir de sosyal medya üzerinden gelen mesajları yanıtlayacağım. Yavaş yavaş beynim “Açma!” diye bağırmaya başlasa da, ben telefonu tekrar elime alıyorum. Şu an yazarken, evet, kendimi biraz garip hissediyorum. Ama telefonsuz bir uyku düşlesem de, o geceyi ekranla geçirmek cazip geliyor.

“Yani bir şekilde gece geç saatlerde telefon bana yorgunluk yapar mı?” diye sorarsanız, tabii ki de yapar. Çünkü o gece artık uykusuzluk ve telefon, her ikisi de birbirine giriyor. Telefonun ekranı bir parıltı gibi gözlerimi bulandırıyor ve tam o anda beynim şu soruyu soruyor: “Yine mi?” Evet, “yine mi?” sorusunu sorarken, aslında kendime karşı da bir mücadele veriyorum.

Sonuç: Telefon Yorgunluk Yapar mı?

İzmir’de, gün boyunca telefonla geçirilen saatler, uyumadan önce ekranın mavi ışığını izlemek, uykusuzlukla birleşince insanı gerçekten yorgun hissettiriyor. Telefon, fiziksel olarak değil belki ama zihinsel olarak gerçekten bizi yormaya başlıyor. Mesajlar, bildirimler, sosyal medya, işler, oyunlar, fotoğraflar… Hepsi bir araya geldiğinde, telefon aslında çoktan fiziksel yorgunluğa neden oluyor.

Bazen arkadaşlarla buluştuğumuzda, birinin telefonunu elinden almak, sonra diğerlerinin telefonlarıyla devam etmek de tuhaf bir hal alabiliyor. Bir yanda eğlenceli, diğer yanda… yorgunluk işte. Yani telefon gerçekten yorgunluk yapıyor mu? Cevap basit: Evet, hem de fazlasıyla!

Telefon bir yanda bağlayıcı bir araçken, bir yanda da bizi anlık olarak içine hapseden, sürekli dikkat isteyen bir yorgunluk kaynağına dönüşebiliyor. O yüzden, bir dahaki sefere telefonla geçirdiğiniz saatleri biraz daha dikkatle gözden geçirebilirseniz, belki telefonun da size yaptığı bu “yorgunluk” hissini biraz hafifletebilirsiniz.

Tabii, elbette… Bunu söyledikten sonra, telefonuma bakma dürtüsüne nasıl direnebileceğimi bir sonraki yazımda paylaşırım!

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

şişli escort
Sitemap
vdcasino güncel giriş