Bir Psikoloğun Gözünden: Salı Günü Nasıl Yazılır TDK? İnsan zihni, düzen ve anlam arayışında sürekli çalışan bir sistemdir. Bir psikolog olarak, insanların en küçük dil hatalarında bile büyük bir içsel düzen arayışı taşıdıklarını gözlemlerim. “Salı günü nasıl yazılır TDK?” sorusu da bu düzen arayışının küçük ama anlamlı bir yansımasıdır. Çünkü aslında burada mesele yalnızca bir yazım kuralı değil; zihnimizin dil, zaman ve anlam arasında kurduğu bağlantıdır. Bilişsel Psikoloji Perspektifi: Dil ve Zamanın Hafızadaki Dansı Bilişsel psikolojiye göre dil, düşüncenin bir aracıdır. “Salı günü” ifadesi, yalnızca bir zaman dilimini değil, zihnimizdeki haftalık rutin şemalarını da harekete geçirir. Bu nedenle insanlar bu…
Yorum BırakHızlı İlham Durağı Yazılar
Psikolojik Güven Nedir? Geçmişten Günümüze İnsan Ruhunun Sessiz Devrimi Bir tarihçi olarak arşiv tozlarının arasında gezinirken, insanlık tarihini sadece savaşlar, krallar ya da teknolojik buluşlarla değil, insanların birbirine duyduğu güvenle de okumayı denerim. Çünkü her çağın en sessiz ama en güçlü dönüşümü, insanların birbirine “yanındayım” diyebilme cesaretinde saklıdır. İşte psikolojik güven kavramı tam da bu cesaretin modern adıdır: insanların yargılanmadan konuşabildiği, hata yapmaktan korkmadan katkı sunabildiği, insani bağların güçlendiği bir zeminin adı. Tarihsel Kökler: Güvenin İlkel Toplumdan Günümüze Yolculuğu Tarih boyunca güven, toplulukların hayatta kalma mekanizmasının merkezinde yer aldı. Avcı-toplayıcı topluluklarda güven, kabile üyelerinin birbirine olan sadakatiyle ölçülürdü. O dönemde…
Yorum BırakNalbur Nedir, Ne İş Yapar? – Psikolojinin Gözünden Dayanıklılığın Anatomisi Bir Psikoloğun Meraklı Girişi İnsan davranışlarını çözümlemeye çalışan bir psikolog olarak bazen dikkatimi en sıradan görünen meslekler çeker. Bir gün, bir nalburun raflarında gezinirken fark ettim: burası sadece çivi, vida ve boya kokusunun hâkim olduğu bir yer değildi. Aslında insan zihninin dayanıklılığını, onarma ve tamir etme eğilimini yansıtan bir psikolojik laboratuvar gibiydi. Çünkü insan, kırılanı onarmak ister — hem dış dünyada hem de içinde. Nalbur: Somutun Psikolojisi Nalbur, inşaat, tamirat ve bakım malzemelerini satan kişidir. Ancak psikolojik açıdan bakıldığında, o yalnızca bir “malzeme satıcısı” değil; aynı zamanda “tamir edilebilirliğe inanç”…
Yorum BırakHürriyet Hangi Dil? Türkçede Özgürlüğün İzinde Dil, bir milletin tarihini, kültürünü ve düşünsel evrimini yansıtan en güçlü aynadır. Her kelime, bir zamanlar yaşanmış bir deneyimi, bir mücadelenin izlerini ve bir toplumun değerlerini taşır. Bu yazıda, “hürriyet” kelimesinin kökenini, tarihsel gelişimini ve günümüzdeki anlamını sosyolojik bir bakış açısıyla inceleyeceğiz. Hürriyet Kelimesinin Kökeni Türk Dil Kurumu’na (TDK) göre, “hürriyet” kelimesi Arapça kökenlidir ve özgürlük anlamına gelir. Arapçadaki “ḥurriyyet” kelimesi, bağımsızlık ve serbestlik kavramlarını ifade eder. Osmanlı döneminde de “hürriyet” kelimesi, bireysel özgürlükleri ve hakları tanımlamak için kullanılmıştır. [1] Osmanlı’dan Cumhuriyet’e: Hürriyetin Evrimi Osmanlı İmparatorluğu’nda “hürriyet” kelimesi, özellikle Tanzimat ve Meşrutiyet dönemlerinde, bireysel…
8 YorumHitam Buldu Ne Demek? Güç İlişkileri ve Toplumsal Düzen Üzerine Siyasal Bir İnceleme Bir Siyaset Bilimcisinin Perspektifinden Güç ilişkilerinin ve toplumsal düzenin karmaşık yapısı, siyaset biliminin merkezine oturur. İktidarın, bireyler ve topluluklar üzerindeki etkisi, toplumun her katmanında farklı şekillerde hissedilir. Toplumsal normlar, kurumlar ve ideolojiler, bu ilişkilerin biçimlenmesinde belirleyici bir rol oynar. Bu yazıda, “Hitam buldu” ifadesini, iktidar, kurumlar, ideoloji ve vatandaşlık çerçevesinde analiz edeceğiz. Bu ifadeyi, toplumun güçlü ve zayıf yönlerini anlamak için bir araç olarak kullanarak, erkek ve kadın bakış açıları arasındaki farkları ele alacağız. Hitam Buldu: İktidarın Çeyrek Yüzyılını Gözler Önüne Serme “Hitam buldu” ifadesi, halk arasında…
4 YorumHissizlik Hissi Nasıl Geçer? Edebiyat Perspektifinden Bir İnceleme Kelimelerin Gücü ve Anlatıların Dönüştürücü Etkisi: Edebiyatçının Girişi Edebiyat, insan ruhunun derinliklerine inmenin, duyguları en güçlü biçimde ifade etmenin ve hissizlik gibi karmaşık duygusal durumları anlamanın en etkili yollarından biridir. Bir metin, bazen kelimelerin gücüyle, bazen de anlatıların dönüştürücü etkisiyle, insanların iç dünyalarını harekete geçirebilir. Birçok edebi karakter, ruhsal boşluklarla, hissetmeme duygusuyla mücadele etmiş ve bizlere bu hissizlikle baş etme yolları sunmuştur. Bu yazıda, hissizlik hissinin nasıl geçebileceğini, edebi eserlerden ve karakterlerden yola çıkarak, kelimelerin ve metinlerin birer iyileştirici araç olabileceğini inceleyeceğiz. Hissizlik Hissi: Bir Edebiyat Terimi Olarak Hissizlik, içsel bir boşluk,…
Yorum BırakBu yazıyı kaleme alırken amacım tek bir cevap vermek değil; aksine farklı bakış açılarını bir araya getirerek düşünmemizi sağlamak. Çünkü “Dilan Polat para nereden?” sorusu sadece bir kişinin kazanç hikâyesi değil, toplumun zenginlik algısına, adalet duygusuna ve başarı tanımına dair çok şey anlatıyor. Gel, birlikte bu konuyu hem objektif verilerle hem de duygusal ve toplumsal etkiler açısından ele alalım. Dilan Polat Para Nereden? Görünenin ve Görünmeyenin Hikâyesi Dilan Polat ismini duymayan neredeyse yok. Sosyal medyada parıltılı hayatı, lüks yaşantısı ve şaşırtıcı yükselişiyle gündemden düşmeyen bir figür. Ancak bu kadar hızlı büyüyen bir servet hikâyesi, kaçınılmaz olarak bir soruyu beraberinde getiriyor:…
Yorum BırakAYT Edebiyatta Hangi Dersler Var? Bilginin ve Hikâyelerin Kesiştiği Yol Bazı sorular vardır ki, sadece sınav için değil, bir yolculuğun başlangıcı için sorulur. AYT Edebiyat da işte tam olarak böyle bir yolculuğun kapısını aralar. Eğer bu yazıyı okuyorsan, büyük ihtimalle hayallerinin üniversitesine bir adım daha yaklaşmak için neyle karşılaşacağını bilmek istiyorsun. O hâlde gel, bu yolculuğu birlikte keşfedelim… Bir Öğrencinin Yolculuğu: Edebiyatın Kalbine Doğru Zeynep, lise son sınıfta edebiyat defterini kapatıp derin bir nefes aldı. AYT’ye 120 gün kalmıştı. Türkçe’de iyiydi, matematikte fena sayılmazdı ama en çok kafasını kurcalayan soru buydu: “AYT edebiyatta hangi dersler var?” Çünkü biliyordu ki, bu…
Yorum BırakArzu Balkan Neden Ayrıldı? Bir Kararın Toplumsal Cinsiyet, Adalet ve Değişim Üzerinden Analizi Bir Ayrılıktan Fazlası: Topluma Ayna Tutan Bir Hikâye Bazı ayrılıklar yalnızca kişisel değildir; arkasında toplumun görünmeyen dinamiklerini, cinsiyet rollerini ve güç ilişkilerini taşır. “Arzu Balkan neden ayrıldı?” sorusu da tam olarak böyle bir bağlamda karşımıza çıkar. Yalnızca bireysel bir tercihi değil, aynı zamanda kadınların toplumda karşılaştığı engelleri, beklentileri ve mücadele biçimlerini anlamak için güçlü bir mercek sunar. Bu yazı, bir ayrılığın ardındaki görünmeyen dünyayı empatiyle ve eleştirel bir gözle okumaya davet ediyor. Kadınlar Neden “Gider”? Empatiden Direnişe Uzanan Bir Yol Toplumsal Roller ve Sessiz Baskılar Kadınların bir…
8 Yorum4 Ocak 2026’da Hudutsuz Sevda Var mı? Öğrenmenin Dönüştürücü Gücü Üzerine Bir Pedagojik Bakış Eğitim dünyasında her şeyin zamanla dönüşebileceğini ve her yeni bilgiyle bireylerin dünyalarının bir adım daha genişlediğini görmek, bir eğitimci için en değerli anlardan biridir. Öğrenme, yalnızca bilgi edinme süreci değil, aynı zamanda bireylerin dünyayı daha farklı bir bakış açısıyla keşfetmesi ve toplumsal yapıları daha derinlemesine anlaması için bir araçtır. Bu yazıda, bir günün tarihiyle bağlantılı olarak bir soru soruyoruz: 4 Ocak 2026’da Hudutsuz Sevda var mı? Ancak, bu soruyu sadece bir tarihsel anın içeriği olarak değil, öğrenme ve pedagojik bir süreç olarak ele alacağız. Öğrenmenin toplumsal…
Yorum Bırak